Uluslararası İnsan Kardeşli̇ği̇ Günü İçi̇n İzmi̇r’de 2025 Di̇nlerarasi Buluşma
25 Şubat 2025
/
İzmir Başepiskoposluğu Dinler arası Diyalog Komisyonu tarafından peder Felianus Dogon OFM moderatörlüğünde, İzmir İtalyan Kültür Merkezi Casa İtalya 2025 yılı için en sonunda 10 Şubat tarihinde vesilesiyle dinlerarası artık geleneksel buluşması gerçekleşti.
İzmir Başepiskoposu Martin Kmetec toplantının açılış konuşmasına : “4 Şubat 2019 tarihinde Papa Franciskus ve El-Ezher Büyük İmamı Ahmed El-Tayeb, dünyadaki tüm insanlar arasında barış çağrısında bulunan ortak bir bildiri olan “İnsan Kardeşliği Belgesi” ni imzalamak üzere Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de bir araya geldi. İki büyük dini şahsiyet arasındaki kardeşçe dostluktan doğan Belge, inançlar arasında diyalog ve işbirliği kültürü için bir plan sunmaktadır. Deklarasyon, hepimizin tek bir insanlık ailesinin üyeleri olduğumuzun bilinciyle, gelecek nesillerin karşılıklı saygı kültürünü geliştirmeleri için bir rehber olmayı amaçlamaktadır. Bu gerçeği hatırlamak için yılda bir kez bir araya geliyoruz.” diyerek başladı ve bütün katılımcıları selamladı. Ardından İtalya’nın İzmir Başkonsolosu Sayın Daniele Bianchi kısa bir hoş geldiniz konuşması yaptı.
Sonra Peder Pascal Keneth OFM konuşması’nda: “Bu yıl 2025 Uluslararası Kardeşlik Günü daha da büyük bir önem taşımaktadır. Bu bir Jübile yılıdır ve Papa Franciskus tüm insanlığı ‘Ümidin Hacıları’ olmak üzerine düşünmeye davet etmiştir. Kutsal Kitap’ta Tanrı, Seçilmiş halkından Jübile yılını bir yenilenme, yeniden bağlanma ve Tanrı’nın yollarına geri dönme anı olarak kutlamalarını istemiştir. Tanrı onlara şöyle der: “Köle olduğunuzu ve sizi azat ettiğimi hatırlayın, başkalarını köle yapmayın, başkalarına acı ve ıstırap çektirmeyin, size emanet edilen insanların aç kalmamasına dikkat edin, adaleti uygulayın ve doğru bir yaşam sürün.” Kişisel ve kolektif yaşamımız üzerinde düşünmek ve Tanrı’nın öğretisinin zihinlerimize ve kalplerimize işlemesine izin vermek için harika bir andır. İnsan eylemleri nedeniyle dünyada kaybettiğimiz gerçek barışa giden tek yol budur.” dedi.
Daha sonra İzmir ortodoks metropoliti Mons. Bartholomeos Samaras’a söz verildi. ”Hristiyan inancının temelinde basit ama derin bir emir yatar: sevgi. En büyük emir sorulduğunda, Rab İsa Mesih şöyle buyurmuştur: ‘Tanrın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin. Bu ilk ve en büyük emirdir. İkincisi de onun gibidir: Komşunu kendin gibi seveceksin.’ (Matta 22:37-39)… Ekümenik Patrikhane, kutsal sevgi erdemini küresel erişim ve diyaloğunun ön saflarına yerleştirir. Ekümenik Patrik Hazretleri Bartholomeos, en uzun süreli Patriklik görevinin 30 yıldan fazlasını dinler arası diyaloğa adamıştır. Yorulmak bilmeyen çabalarıyla Hıristiyanlar arasında ve özellikle de üç büyük tek tanrılı din olan Hıristiyanlık, Yahudilik ve İslam arasında dostluk ve anlayış bağları kurmaya çalışmaktadır. Vizyonu açıktır: herkes için insan onurunu korumak ve yüceltmek; eşitliği ve temel insani değerleri savunmak; savaş ve şiddete karşı en kesin panzehir olarak ortak saygı ve anlayış sunmak.” dedi.
Daha sonra konuşma sırası İzmir Musevi Vakfı Başkanı Avram Sevinti’ye verildi. Sevinti, zenginlerin yoksullarla paylaşması gerektiğini vurguladı.
İzmir Anglikan Kilisesi’ni temsil eden Peder James Buxton: “Bugün burada, barış ve kardeşlik ruhu içinde sizlerin önünde durmak benim için büyük bir onurdur. Farklı geleneklerden, kültürlerden ve inançlardan gelen insanlar olarak bir araya geldik. Ancak bizi birleştiren, sahip olduğumuz ortak insanlık ve hepimizin paylaştığı barış özlemidir. Yeni Ahit’te İsa şöyle der: ‘Ne mutlu barışı sağlayanlara! Onlara Tanrı’nın çocukları denecek.’ (Matta 5:9). Barış yapmaya yönelik bu çağrı yalnızca Hristiyanlar için değil, tüm inanç geleneklerinde yankı bulan kutsal bir görevdir. İster Musa’nın öğretilerini takip edelim, ister Peygamber Muhammed’in sözlerine kulak verelim, ister Buda’nın bilgeliğini benimseyelim ya da başka yüce geleneklerin sesine kulak verelim, hepimiz barışın aracı olmaya çağrıldık. Ancak barış, yalnızca savaşın veya çatışmanın olmaması değildir. Gerçek barış, adalet, anlayış ve sevgi üzerine inşa edilir. Kalplerimizde başlar ve ailelerimize, topluluklarımıza ve uluslarımıza yayılır. Birbirimizi yabancı ya da düşman olarak değil, Tanrı’nın suretinde yaratılmış kardeşler olarak görmemizi gerektirir. Her birimiz onur ve saygıyı hak eden varlıklarız…. Sevgili dostlarım, barış yolu her zaman kolay değildir. Ama eğer biz, inanç sahibi insanlar, bu yolda birlikte yürümezsek kim yürüyecek? Eğer biz kardeşlik için el uzatmazsak bölünmüşlüğün yaralarını kim iyileştirecek? Bugün, kendimizi bu kutsal göreve yeniden adamaya çağrılıyoruz. Köprüler kuran, umut eken ve sevginin gücüne tanıklık eden insanlar olalım.” dedi.

Son konuşmacı Manisa’dan gelen Mevlevî Dedesi Mehmet Veysi Dörtbudak oldu. “İster Musevi ister İsevi, ister Müslüman hangi semavi dinden olursak olalım, ortak inancımıza göre yaradan tektir. İslamiyet’te Allah’ın gönderdiği peygamberlere ve onların getirdiği kitaplara inanmak imanın şartlarındandır. Bundan da anlaşılacağı gibi özellikle Hz. Musa’yı ve Hz. İsa’yı peygamber olarak kabul etmeyen, Tevrat’ı ve İncil’i semavi kitaplardan saymayan kişi İslam dinine de iman etmiş olamaz.
Aşk ve sevgi peygamberi olarak bildiğimiz Hz. Mevlâna da şöyle demiştir:
“Cihanda ta göklere yükselen gizli merdivenler vardır.
Her topluluğun ayrı bir merdiveni,
Her yürüyüşün başka bir göğü vardır.
Her biri öbürünün halinden habersizdir.”
Burada insanlıkta eşitlik vurgulanıyor ve insanlık ortak paydasına dikkat çekiliyor. Farklılıklar, insanlık ailesini oluşturan unsurların birbirine üstünlük sağlamak için gerekçe değil, “tanışmak, kaynaşmak” için gerekdir.
Hepimizin ortak paydası Âdem ile Havva’dan türemiş olmamızdır. Aynı kaynaktan geldiğimiz için bu ayrılık gayrılık niye diyoruz. Aynı havayı soluyan, aynı dünyada yaşayan, aynı evreni paylaşan, ortak sorunları olan, ortak sevinçleri olan insanlar birbirinin organe gibidir. Bir millet el ise diğer millet ayaktır. Bir dine inanan kalp ise, bir başka dine inanan kişi, beyindir. Biri olmadan diğerinin değeri yoktur.” dedi.
Ardından Quito 2024 Uluslararası Efkaristiya Kongresinde yayınlanan “Dünyayı iyileştirmek için kardeşlik” başlıklı belge okundu.












