MERYEM’İN GÖĞE ALINIŞ BAYRAMI KUTLAMASI

Kutsal Bakire Meryem’in Göğe Alınış Bayramı, her yıl olduğu gibi bu yıl da Efes Meryem Ana Evi’nde iman dolu bir coşku ve bağlılıkla kutlandı. Her yıl gerçekleşen bu kutlama, Meryem Ana’nın, Kilise yaşamındaki ve dünyanın dört bir yanından dua, huzur ve şifa için kutsal mekanları ziyaret eden hacıların kalplerindeki özel yerini ifade eder. Katolik Kilisesi Din ve Ahlak İlkeleri’nde Meryem Ana’nın yeri açıkça tanımlanmıştır: “Baba’nın iradesine, Oğlu’nun Kurtarıcı olarak gerçekleştireceği işine ve Kutsal Ruh’un her yönlendirmesine karşı gösterdiği tam bağlılığıyla Bakire meryem, Kilise’nin iman ve iyilik modelidir” (Bölüm 967).

Meryem Ana, kuzeni Elizabet’i ziyaret ettiğinde, Kutsal Ruh ile dolu olan Elizabet, Meryem’in ve Oğlu’nun özel konumunu anlar: “Kadınlar arasında mübareksin ve rahminin meyvesi de mübarektir. Acaba ne oldu da Rab’bimin Annesi bana geldi?” Oysa bu, bizim için her zaman, özellikle de her Efkaristiya Ayini’nde Rab bize her geldiğinde gerçekleşen şeydir. Meryem Ana bize kendi hayatı aracılığıyla Allah’ın planını koşulsuz olarak kabul edip boyun eğmeyi ve hayatımızda her ne olursa olsun Allah’a iman edip ona güvenmeyi öğretir. “Çünkü O, sıradan biri olan kuluyla ilgilendi. İşte, bundan böyle bütün kuşaklar beni mutlu sayacak.” Meryem’in büyüklüğü onun sadece İsa’nın annesi olarak seçilmiş olmasından kaynaklanmayıp onun sorumluluğu, iman ve güvenle tam olarak kabul etmesindendir. Bu yıl ki kutlama önceki yıllarda yapılan kutlamalardan biraz farklıydı; meyvelerin kutsanması sabah yapıldı. Kutsal Efkaristiya akşam üzeri kutlanarak ardından Tespih Duası, yakılan mumlar eşliğinde törenle yürüyüş halinde söylendi. Başepiskopos Martin Kmetec, başepiskoposluğun diğer papazları ve pek çok imanlının katıldığı Efkaristiya Ayini’ni kutladı. Bu bayram kutlaması esnasında verdiği vaazı sırasında Başepiskopos Martin Kmetec, Meryem Ana’nın Göğe Alınışı’nın bu şanlı kutlamasında, Kilise’nin bizleri Allah’ın Meryem’de gerçekleştirdiği olağanüstü mucizeler hakkında düşünmeye davet ettiğini söyledi ve şunları ekledi: “Magnifikat” ilahisi’nde, Meryem kendisi bizzat şöyle ilan eder: “Çünkü Güçlü Olan, benim için büyük işler yaptı. O’nun adı kutsaldır” (Lk 1:49).

Meryem, Ebedi Baba’nın Kız Evladı, İsa Mesih’in Annesi ve Kutsal Ruh’un da Tapınağı’dır. Meryem, “güneşi giyip kuşanan kadındır” çünkü, hem bedeni hem de ruhuyla birlikte Allah’ın huzuruna şanla göğe alınmıştır.

Bugün, Oğul ve Ana’sının cennette tekrar kavuşmalarının bayramını kutluyoruz; İsa’nın Krallığı’na onu nasıl buyur ettiğini ve kendi lütuflarının zenginliğiyle onu sarıp sarmaladığı üzerinde düşünüyoruz. İsa’nın şanla dirilişinin tüm görkemi bu kez Meryem’in bedeni ve ruhuyla göğe alınışında tekrar gerçekleşir.”

Bugün kutladığımız bayram, Allah’ın Oğlu ve O’nun Annesi arasındaki yakınlığın hatırlanıp kutlanmasıdır.

Göğe Alınış gizeminde, diyebiliriz ki Meryem’i kendi yanına alan İsa’dır. Kendisinin göğe yükselişi sırasında İsa, Meryem’i kendi yanına almış ve onu, ilahi ihtişamının gerçekliğine, Üçlü Birliğin ve Tek Allah’ın yakınlığına kabul etmiştir.

Meryem’i kabul etmek… Bugün, Göğe Alınış kutlaması bizlere aynı şeyi öğretiyor: Meryem’i bizimle olsun diye yanımıza almayı! Çarmıh üzerinde, İsa Mesih, annesini bize emanet etti, onu her birimize emanet etti! Çarmıhın yanında durmakta olan havari Meryem’i kendi yanına aldı. Bu ise hayatımızda Meryem’i en kıymetlimiz ve en yüce gerçeğimiz olarak kabul etmek anlamına gelir. 

Meryem’i iman öğretmeni, umut kadını,acılarımızda, dertlerimizde ve sevinçlerimizde annemiz olarak kabul etmektir. Meryem’i yanımıza almak, onun oğlu, kızı olmak demektir.

Meryem’i annemiz olarak kabul etmek, ona yakın olmak, onun kollarında taşınmak, onun tarafından sevilmek ve teselli edilmek demektir. Meryem Ana, bizden çocukların saf kalplerine sahip olmamızı istiyor. Kendimizi Kurtarıcı’mızın Annesine, hepimizin annesine, tüm insanlığın annesine emanet etmeye çağrılmaya devam ediyoruz. 

Meryem ile yakınlaşmak konusunda hiç tereddüt etmeyelim; onun yaptığı gibi kendimizde Mesih’in varlığının nüfuz etmesine izin verelim. Meryem ile beraber iman okulunda İsa’nın öğrencileri olalım. Tıpkı onun gibi, çarmıhın altında sona ereceğini bildiğimiz gerçeğe rağmen yaşama katlanalım. Onun gibi, Mesih’in iyi öğrencilerinden olalım.

Meryem, bizi umut, iman ve yardımlarıyla beslemektedir. O, bizim için yaşam örneğidir. Bize sessizlik içinde tefekkür etmeyi öğretir; kalplerimizde Mesih’i taşımayı, kurtuluş ve kefaretin kaynağı olarak Mesih’i hayatımızda taşımayı öğretir. Başepiskopos Martin, Bakire Meryem’in Göğe Alınış Bayramı’nın bizi umut ve sevinçle doldurmasını diledi. Çünkü Meryem Kurtarıcı’ya en yakın olandır, bizim annemizdir ve bizim içi dua etmektedir. Amin.