İzmir İncilci Aziz Yuhanna Katedrali’ndeki Jübile Yılı Açılış Ayini

Jübile için İstanbul’da ve Antakya’da seçilen kiliselerde olduğu gibi  İzmir İncilci Aziz Yuhanna Katedrali’nde de 29 Aralık pazar günü, İzmir Latin Katolik Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec tarafından yönetilen Jübile Yılı Açılış ayini gerçekleştirildi. İzmir’deki  kiliselerin tüm rahip ve rahibeler bu çok özel törene katıldılar.

Katedralin korosu Sinan bey tarafından yönetilirken, Karşıyaka Azize Helena Kilisesi’nin rahibi Peder Iosif Robu ve Buca Verbo Incarnato rahibeleri Jübile Yılı Açılışına muhteşem şekilde renk kattı.
Kutlama, Katedral’in avlusunda, giriş kapısının önünde başladı. Başepiskopos cemaati, Allah’ı kutsamaya ve övmeye davet ettikten sonra Jübile yılının resmî açılışı için şu sözleri söyledi: 
Kardeşlerim,  
Nasıralı Kutsal Aile’nin sevgi birliği içinde muhafaza edilen 
Kurtarıcımız İsa Mesih’in Beden Alma Gizemi  
bizim için derin bir sevinç ve kesin bir umut kaynağıdır.  
Evrensel Kilise ile birlik içinde, insan olan Söz’ün bedeninde ve kurtuluşun çapası olan haç işaretinde ortaya çıkan Baba’nın sevgisini kutlarken İzmir Kilisemiz için Jübile Yılını görkemle açıyoruz.  
Bu tören bizim için zengin bir lütuf  ve merhamet tecrübesinin başlangıcıdır; 
özellikle de bu savaş ve kargaşa döneminde içimizdeki umudu soran herkese yanıt vermeye her zaman hazırız. Esenliğimiz ve umudumuz olan Mesih, bu lütuf ve teselli yılında yol arkadaşımız olsun.  
Bugün içimizde ve bizimle birlikte bu işe başlayan Kutsal Ruh, 
Mesih İsa’nın Gününe kadar bu eseri tamamına erdirsin. 
Teşvik sözlerinin ve kısa bir sessizliğin ardından, Monsenyör Martin özel bir dua etti.
Sonra, diaykon Fr Moyses Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözler okudu.
İncil duyurusundan sonra kısa bir sessizlik arası verildi ve ardından seminarist Teoman tarafından Olağan Jübile için Papalık Tebliği’nden seçilen birkaç paragrafı okudu: “SPES NON CONFUNDIT. ‘Ümit düş kırıklığına uğratmaz.’ (Rom 5, 5). Ümidin ruhu içinde, Havari Pavlus Roma’daki Hristiyan topluluğunu bu sözlerle yüreklendiriyor. Kadim geleneğe göre Papa’nın her yirmi beş yılda bir ilan ettiği, yaklaşan Jübile’nin de merkezindeki mesaj Ümit’tir.
Herkes ümidin ne olduğunu bilir. Her bir insanın yüreğinde, geleceğin ne getireceğini bilmese de gelecek iyi şeylerin arzusu ve beklentisi olarak yer eden şey, ümittir. Yine de zaman zaman gelecek hakkındaki belirsizlikler, sağlam bir güvenden endişeye, huzurdan kaygıya, kesin kanaatten şüphe ve tereddüte yol açabilir. Sık sık gelecek hakkında cesaretsiz, karamsar ve alaycı insanlarla karşılaşırız, sanki hiçbir şey onları mutlu etmeyecek gibidir. Jübile hepimiz için ümidin yenileneceği bir fırsat olsun.
Ümit sevgiden doğar ve İsa’nın çarmıhta delinen kalbinden fışkıran sevgiye dayanır: ‘Çünkü bir adamın sözdinlemezliği yüzünden nasıl birçoğu günahkâr kılındıysa, bir adamın söz dinlemesiyle birçoğu da doğru kılınacaktır’ (Rom 5:19). Bu yaşam, Vaftizle başlayan, Allah’ın lütfuna açıklıkla gelişen ve Kutsal Ruh’un işleyişiyle sürekli yenilenen ve güçlendirilen bir ümitle canlanan kendi iman yaşamımızda tezahür eder.
Allah’ın lütfunda ümit bulmanın yanı sıra, Rab’bin bize verdiği zamanların işaretlerinde de ümidi keşfetmeye çağrılıyoruz. İkinci Vatikan Konsili’nin belirttiği gibi: ‘Kilise her çağda zamanın işaretlerini okuma ve bunları İncil’in ışığında yorumlama sorumluluğuna sahiptir. Böylece insanların, dünyevî ve ebedî hayatın anlamı, birbiriyle nasıl bir ilişki içinde olduğu konusundaki ısrarcı sorularına her nesle uyarlanmış bir dille cevap verebilmektedir’ Kötülük ve şiddet tarafından ezildiğimizi düşünmemek için, dünyamızda mevcut olan muazzam iyiliğin farkına varmalıyız. Allah’ın kurtarıcı varlığına ihtiyaç duyan insan kalplerindeki özlemi de kapsayan zamanın belirtileri, ümidin işaretleri haline gelmelidir.
Gelin, şimdiden bu ümit bizi kendine çeksin! Onu endişe içinde arayanlara tanıklığımız sayesinde ümit yayılsın. Hayatımızı yaşama biçimimiz onlara çeşitli sözlerle desin ki: ‘Rab’be ümit et! Cesur ve yürekli ol!’”
Okumanın sonunda Başepiskopos buhurdanlığa tütsü döktü, haçı yukarı ve cemaate dönerek ona hürmet etmeye bu şekilde davet etti: “Selam, ey İsa’nın haçı, tek umudumuz.”
Herkes: “Sen bizim umudumuzsun, sonsuza dek düş kırıklığına uğramayacağız.” cevap verdi.
Ayinin kutlanacağı Katedrale doğru kutsal hacılık yürüyüşü başladı, önde rahipler, sonra Mons. Martin, arkasında koro ve en son tüm cemaat. Hacılık yürüyüşü sırasında koro ve cemaat Azizlere Yakarış Duasını söyledi.

Başepiskopos pivyali çıkarıp cübbesini giydi. Diyakon sunağa geldi ve İncil Kitabı’nı oraya yerleştirdi. Ayin başladıktan sonra, Mons. Martin, önde İncil ve Haç, Katedral’in nefinden ilerlerken önce kendisine, sonra  rahiplere, eşlik edenlere ve cemaate kutsal su serpti. Ardından İsa, Meryem ve Yusuf’un Kutsal Ailesi Bayram Ayinine normal şekilde devam edildi.
Mons. Martin verdiği vaazında: “Bugün Jübile Yılının başlangıcını kutluyoruz. Hepimiz için bu yenilenme ve umut zamanıdır.  Eski Ahit’te her elli yılda kutlanan jübilede herkes hareket halindeydi. Her şey hareket halindeydi. Papa Franciskus’un bu jübile yılına ‘Umut Yolcuları’ sloganını vermesinin nedeni de budur. Kısa bir süre önce yayınladığı bir mesajda Papa şunları söyledi: ‘Kutsal Yıl’a doğru Umut Yolcuları olarak yürüyelim ki kendi davetimizi yeniden keşfederek ve Ruh’un çeşitli armağanlarını paylaşarak, İsa’nın bu isteğine göre dünyada tanıklık edebilelim: Allah sevgisinde birleşmiş tek bir aile oluşturmak’. dedi.
Vaazı bu şekilde bitirdi: “Kutsal Aile’nin yaşamı acılar ve denemelerle doluydu. Ailelerimizin yaşamı da böyledir. Bazen ilişkilerin acısını yaşarız. Bazen hastalıkların ve insani zayıflıkların acısını yaşarız. Bize manasının amacını veren Umuda ihtiyacımız var. Hayatımızın amacı, tutarlılığımız. Bize hayatımızın bir anlamı olduğunu söyleyen Umuda ihtiyacımız var. Yaşamın gizemini anlamadığımız gerçeğine rağmen, bize Tanrı’nın bizi sevdiğini söyleyen Umuda ihtiyacımız var. Umudumuzun nedenini nerede aramalıyız? Kutsal aile uzun bir yolculuk yaptı. Seyyahlar uzun bir yolculuk yaptı. Mensubu olduğumuz Kilise de  2000 yıldan uzun bir yolculuk yapmıştır. 1700 de gerçekleştiren İznik Konsili’nden bu yana. Hepsi bir umut yolculuğu oldu. Bugüne kadar. Kutsal Aile gibi, aile olarak beraber yürüyelim. 

Bizler umut yolcularıyız, çünkü Mesih Allah’ın Oğlu’dur. Çünkü Mesih’i diri bulacağız. Mesih diridir ve onunla olan ilişkimiz umudun en yüce nedenidir. Canterbury’li Aziz Anselm’in dediği gibi: ‘Seni arayarak seni sevmemi sağla. Ve seni severek seni bulayım.’  Onu arayarak onu sevelim. Onu severek onu arayalım. Amin.”
Metin: Nathalie Ritzmann
Fotoğraflar: Nathalie Ritzmann ve Durukan Eser