SEMPOZYUM – ALLAH’IN YARATILIŞININ KORUYUCULUĞU: ORTAK BİR SORUMLULUK

“En yüce, kudretli, iyilik dolu Rab; övgü, şeref, onur ve tüm hayırların sahibisin. Sadece sana, Yüceler Yücesi’ne aitler ve hiç kimse senin adını anmaya layık değildir.”

Papa Franciscus’un Laudato si’ genelgesinin yayınlanmasının üzerinden on yıl geçtikten sonra, Episkoposluğumuz da yaratılışın korunması üzerine düşünmeye adanmış bir sempozyum düzenleyerek bu önemli dönüm noktasını anmak istedi.

Buluşma, 23 Mayıs Cumartesi günü, Aziz Polikarp Kilisesi’nde açılışı yapılan yeni multimedya salonunda gerçekleştirildi. Bu salon, Assisi’li Aziz Fransua’ya adanmış olup, sanatçının (Sloven sanatçı Mira Ličen tarafından yapılmış) “Yaratılanların İlahisi”ni anımsatan modern bir eserle süslenmiştir. Başepiskoposumuz, aynı masada, farklı inançlara sahip din adamlarını ve üniversite profesörlerini bir araya getirdi; hepsini birleştiren ortak bir amaç vardı: Ortak mirasın korunması için çalışmak. Yaratılışın korunmasını teşvik edecek ve özellikle bu konuda ortak sorumluluk bilincini geliştirecek dinlerarası diyaloğun gerekliliği, bu sempozyumun temel hedeflerinden birini oluşturdu.

Başepiskopos’un açılış selamlamasının ardından, sabah oturumundaki konuşmalar Fransisken (OFM) Rahibi Peder Pascal Keneth tarafından tanıtıldı. İlk olarak, Fransisken Kapuçin (OFMCap) Rahibi Peder Stefano Luca’nın “Yaratılanların İlahisi” konulu sunumu ele alındı; burada ilahinin dua olarak taşıdığı ruhsal değer vurgulandı. Ardından, Fransisken (OFM) Peder Diego Taddei’in “Uyum İçinde Birlikte Varoluş: Efendi değil, Koruyucu” başlıklı konuşması tanıtıldı. Bu sunumda, Laudato si’ genelgesinin bazı temel noktaları Hristiyan bakış açısıyla değerlendirildi. Bu iki konuşmanın ardından Prof. Zahir Çoban söz aldı. “Dinlerarası ve Ekolojik İş Birliği” başlıklı sunumunda, çevreyle ilgili bu konunun İslam dininde de ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu görmek oldukça dikkat çekiciydi.

Öğle yemeği molasının ardından, öğleden sonraki oturum Domeniken Rahibi (OP) Peder Claudio Monge tarafından yönetildi. Peder Monge, ABD’den video konferans yoluyla bağlanan Profesör İbrahim Özdemir’i takdim etti. Profesör Özdemir, “Al Mizân” ya da “Yeryüzü için bir antlaşma” başlıklı belge üzerinde durdu. Bu belge, Müslümanların çevre koruma konusundaki düşüncelerini yansıtan, Laudato sì’nin yayınlanmasından dokuz yıl sonra ortaya çıkan ve beş yıllık bir çalışmanın ürünü olan bir metindir. Son olarak, Focolare Hareketi üyesi Antonino Puglisi, önce günümüz dünyasına ve onun gelişimine bilimsel bir bakış sundu; ardından genelgenin bazı yönlerini daha derinlemesine ele alarak onun evrensel, Hristiyan, ekümenik ve dinlerarası boyutlarını vurguladı. Akabinde kısa bir tartışma oturumu gerçekleştirildi. Bu bölümde katılımcılar da söz alarak görüşlerini paylaşma ve böylesine acil ve önemli bir konu hakkında sorular yöneltme fırsatı buldular.
Caterina Pagano Meryem Ana ve Havari Yuhanna’nın Öğrenci Kız Kardeşleri Fotoğraflar Aydın Çetinkaya’ya aittir.